ŞAVŞAT

 
   

 

TARİHİ: Şavşat'ın M.Ö VIII. yılından beri meskun bir bölge olduğu sanılmaktadır. Çünkü bazı kazılarda ve temel açmalarda o devirlere ait olduğu saptanan bakır ve tunç baltalara rastlanmıştır. Eski ve orta çağda Şavşat, çevre yörelerle birlikte sırasıyla Hurri, Urartu, Kulk, Saka/İskit, Oğuz/Part, Sasani, Bizans Mesketya, Şaman, Hazar, Apkaz Bagratlıları hakimiyetine girmiştir. 1068 yılında Alparslan tarafından Selçuklular'ın eline geçmiştir. Daha sonra Moğollar'ın istilasına uğramış îlhanlı Devleti kurulunca da bu devletin 1263 yılından 1551 yılına kadar 282 yıl Şavşat Çıldır Atabekleri (Ca-keliler) tarafından yönetilmiştir. Çıldır Atabeklerinin idaresinin sürdüğü yıllarda Şavşat 1414 yılından 1459 yılına kadar Karakoyunlu; 1459 egemenliğine yılından 1504 yılına kadar Akkoyunlu egemenliğine girmiştir. Şavşat yöresi Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Kanuni devrinde Livana sancağı kuruldu. Şavşat bu sancağa bağlandı. Daha sonra Lala Mustafa Paşa Çıldır Eyaleti'ni kurdu. Şavşat bu eyalete bağlandı.Şavşat adı eski kitap ve haritalarda "ŞEVŞAD-ŞAVŞÎD-ŞAVŞETÎ-ŞAVŞET" biçiminde geçen "ŞAVŞAT" adı aslen Türkçe kökenli olup sonradan Gürcü dilinne geçen ve Kara anlamına gelen "ŞAV" sözcüğü ile orman anlamına gelen "ŞAD" sözcüğünden oluşan bileşik bir isimdir. Bu Duruma göre KARAORMAN anlamını taşımaktadır. Gerçekten de Şavşat gür ve zengin ormanlarla kaplıdır. Bir başka araştırmaya göre de Oğuz paktlarının batı uç beyliği olan Küçük Arsaklılar'ın Tayk Eyaleti'ni yedi sancağa ayrıldığını bunlardan birisinde SAVUŞ/SAVŞÎ adlı Saka oymağının yurdu olan "Şavşeti" sancağı olduğu kaydedilmektedir. Buradan da Şavşat adının "Şavşi Yurdu" anlamına geldiği ortaya çıkmaktadır.

ŞAVŞAT'IN KURTULUŞU: 27 Şubat 1921 günü Gürcüler yöreden çekilirken Yedek Teğmen Filibeli Hilmi bey Ardahan'da Türk bayrağını göndere çekti ve kendisi Ardahan Kaymakam Vekili olarak göreve başladı. Filibeli Hilmi Bey yanında bulunan Kayınbiraderi Hamşioğlu İsa bey Şavşat kaymakam Ve-kili olarak Hasan Çavuş emrindeki bir müfreze ile birlikte 26 Şubat 1921 günü Şavşat'a gönderdi. Kış olduğu için o yıl Sahara'yı yayan olarak aşan bu kafile aynı gün akşamı Yavuzköy'de (Arif Kaya'nın evinde misafir oldu.) ertesi gün yine 27 Şubat 1921 günü sabah bu kafile Şavşat halkının coşkulu gösterileri arasında Şavşat'a geldi. Halkın kurtuluşunu kutladı ve idareyi ele aldı. böylece 27 Şubat 1921 günü Şavşatlılar, 43 yıllık hasretten sonra anavatana ve şanlı bayraklarına kavuştular. 0 gün Sahara dağlarından doğup yükselen kurtuluş güneşi hürriyet saçarak Şavşat'ın en hücre köşesine kadar yayılıyordu.

COĞRAFYA:Engebekli bir araziye sahip olan Şavşat ilçesinin, doğusunda Ardahan ilinin Posof ve Hanak ilçeleri, güneyinde Yalnızçam Dağları,Ardahan ili merkez ilçesi, batısında Ardanuç, Artvin, Borçka, kuzeyinde Gürcistan Cumhuriyeti bulunmaktadır.

Artvin ile Ardahan illerinin doğal sınırı olan Sahara dağlarından doğup inen Tigrat suyunun kuzeyinde kurulmuş olan Şavşat kasabası denizden 1050 metre yüksektedir. İçinden Artvin-Ardahan yolu geçer. Turizm açısından Şavşat ilçesi yaz aylarında zümrüt gibi yeşillikleriyle, mis gibi ve serin havasıyla, berrak ve so-ğuk sularıyla ve diğer yerlerde ender rastlanan engin ormanlarıyla adeta bir tabiat harikasıdır. Tarihi eserler olarak, Şavşat ilçesine yakın Satlel Kalesi, Sebzeli köyünde Civerisher Kalesi, Balıklı ve Taşköprü köyleri arasında Paris Kalesi,Tibet Kilisesi ve Rabat Kilisesi ile tarihi köprülerden kemer köprü mevcuttur. Turistik yerler arasında ön önimlisi Meseli - Karagöl ve Kocabey kışlalarıdır. Buralar aynı zamanda Milli Parklar kapsamına girmiştir.